Embed

ALLAH DESEYDİ

VAHYİN İBRETLİK TABLOSU-8

Allah Deseydi;

‘’ Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani birleşik ordular üzerinize saldırmıştı da, Biz onlara karşı, bir rüzgâr ve sizin göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah yaptığınız her şeyi görüyordu. O vakit onlar hem üstünüzden, hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Gözleriniz şaşkınlıktan ötürü kaymış, yüreğiniz ağzınıza gelmişti. Siz de Allah hakkında türlü türlü zanlar beslemeye başlamıştınız. İşte orada müminler çetin bir imtihana tâbi tutulmuş, şiddetle silkelenmiş ve kuvvetli bir şekilde sarsılmışlardı. Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık (iman zayıflığı) olanlar: "Allah ve Resulünün bize zafer vad etmesi, meğer bizi aldatmak içinmiş!" diyorlardı. Bir kısmı: "Ey Yesribliler! Burada düşmana karşı koyamazsınız, mevzilerinizi bırakıp evlerinize dönünüz!" diyordu. Onlardan bir başka bölük: "Evlerimiz korunmasız!" diyerek Peygamberden izin istiyorlardı. Halbuki gerçekte evleri tehlikeye maruz değildi, onlar sadece savaştan kaçmak istiyorlardı.’’(Ahzab:9-13)

Hendek savaşının yapıldığı yerde savaş başlamış,Selman Farisi(r.a)’nin üstün savaş taktiğiyle Medine etrafına kazılan hendekler vasıtasıyla düşman durdurulmuş ve geçen zaman süresince açlık,soğuk ve rüzgar düşmanın kalbinde korku oluşturarak düşman psikolojik bir yılgınlığa maruz kalıp, yenilgiyi kabul ederek çekip gitmiştir.

Yeryüzünde olay böyle sonlanıyor.Fakat gökyüzünde olay daha sonlanmamış,olay daha yeni başlıyor ve gökyüzünde bir el savaş sahnesini geriye sarıp o sahneyi zamanlar ötesine taşıyor.Savaşın hiç bir ayrıntısı es geçilmeden en ince ayrıntısına kadar anlatılıyor,kazanılan zaferin ana sebepleri,insanların ruh dünyalarında yaşadıkları kavgalar,duygusal karmaşalar ve niyetler çarşaf çarşaf ortaya seriliyor.Ve bu içsel duygusal karmaşa bir imtihana dönüşüp,ateşin demiri curufundan ayırdığı gibi inandığını söyleyenlere giydirilen ateşten bir gömlekle, doğru sözlü olanlarla yalan söyleyenler birbirinden ayrılıyor.Ateşten imtihan gömleğini giyenler,elektriğe çarpılmış gibi,imtihanın şiddetiyle silkeleniyor ve sarsılıyor.Yeryüzü bütün genişliğine rağmen onlara dar geliyor,adeta boğazları sıkılıp nefessiz kalıyor,gözleri dehşetten ve korkudan dışarı çıkacakmış gibi oluyor,şiddetle atan kalpleri neredeyse göğüs kafesinden çıkacak gibi oluyor.

Ve kalplerinde hastalık olanlar ve gerçekten iman etmeyip sadece iman iddiasında bulunanlar,imtihanın bu yakıcı şiddeti karşısında pes ediyor ve teslim oluyorlar.Allah’a ve Rasulüne iftirada bulunuyorlar,iftiralarının ardından başkalarını da saflarına çekmek için isyanın gerekçelerini sıralayarak onları Allah’ın Rasulüne isyana teşvik ediyorlar.

Evet onlar için savaş bitmişti ama Allah için savaş bitmemişti.Dünya öylesine oyun ve eğlence için yaratılmamıştı.Bu bir oyun değildi.Herkesin yaptığı yanına kar kalamazdı.Elbette bu hayatın bir hesabı,sorgusu ve imtihanı olmalıydı.İman iddiasında bulunanlar içinde, iman iddiasını doğrulayıp samimiyetini ortaya koyanlarla,iman iddiasını doğrulamayıp yalan söyleyenler belli olmalıydı.

Allah hayata müdahil oluyor ve Allah,bu ayetle hayatın hesabını soracak ve  bu hesabın karını ve zararını ortaya koyacak her şeyi gören,her şeyi işiten ve her şeyi bilen birinin var olduğunu haykırıyordu.

Bu ayet,’’Allah’tan gayrı bir hesap yapmayın,düşünmeyin ve her an Allah’ın sizi gördüğü düşüncesiyle hareketlerinize yön verin’’ anlayışını aşılıyordu mümin yüreklere.

Hesap gününde,zerre kadar haksızlığa kimse uğramasın diye dünyada yapılanlar,duyulan hisler ve niyetler en ince detayına kadar bu ayetle anlatılarak,adeta ahirette yapılacak sorgulamada delillerin nasılda en ince detayına kadar ortaya konulacağının bir provası gerçekleştiriliyor.Ve bu ayetle,her davranış ve davranışın ardındaki niyetin nasılda kayda geçirilip sonrasında da gözler önünde deşifre edileceğinin bir örneği sergileniyor.

Belki de her kişiye şöyle seslenilecek;’’Ey Sen!Hani o yolda yürürken,arkadaşında yanındayken sen şöyle diyordun:Kim görecek,alırım daha sonrada yerine koyarım.Zaten benimde ihtiyacım vardı.Bilseler ne olacak.Çalmıyoruz ya.Sadece yerini değiştireceğiz diyordun.Arkadaşında kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti,sonrasında:Yaptığın yanlış arkadaş!Sözlerini söylemesine rağmen sen ona aldırmadın ve yürüyüşüne devam ettin.Şeytan seni aldatmıştı ve şeytanın peşinde adım adım gidiyordun.Annenin ve babanın ve arkadaşlarının duası olmasaydı az kalsın o haramı işleyecektin.İşte biz Salihlerin duasına böyle icabet ederiz,işte biz yaptıklarını en ince detayına kadar böyle izleriz ve böyle kayda geçeriz.Allah Semi’dir,Basir’dir,Alim’dir,Hakim’dir.Ondan gizli hiçbir şey olmaz.O kişiye şahdamarından daha yakındır ve bir yaprak dahi ondan izinsiz düşmez.

Şeklinde belki de her kişiye ait bir ayet olacak ve her kişinin yaptıklarına ait görüntüler,sözler ve deliller olacak.Vahiy peygamber’e inmişti ve inen ayetler peygamber’in hayatına yönelikti.Bu gün vahiy inmeyeceğine göre,biz ancak inen ayetlerin içerisindeki insan davranışlarına karşı Allah’ın göstermiş olduğu tavır ve bu tavırlarda ne demek istediğini bilmemiz önemlidir.

Olayın olduğu yer ve zaman,o anı ve zamanı yaşayanların anı ve zamanıdır.O anı yaşayanlar öldüğüne göre,o anı ve zamanı yaşatan,gören ve anlatan ölümsüz ve ebedi olduğu için O yaratıcının olay karşısındaki davranışını göz önüne alıp olayın içinde ve olayın faili olarak kendimizi koyarak,o olayda bir ders ve ibret çıkarabiliriz.Çünkü O Allah nasıl ki onları görüp gözetiyorsa,bizi de görüp gözetiyordur.O Allah nasıl ki onların yaptıklarını,söylediklerini ve hissettiklerini en ince ayrıntısına kadar kaydedip ayet ayet sergiliyorsa,bizimde yaptıklarımızı,söylediklerimizi ve hissettiklerimizi en ince ayrıntısına kadar kaydedip,ahirette onları sergileyecektir.

Vahyin ayetlerine ve vahyin ibretlik tablolarına bu düşünce ve bu bilinçle yaklaşırsak ancak vahyi ibret almış bir yaşantıyla yaşayıp onu anlayabiliriz.

 ‘’Biz sana feyizli ve bereketli bir kitap indirdik ki insanlar onun ayetlerini iyice düşünsünler ve aklı yerinde olanlar ders ve ibret alsınlar.’’(Sad:29)

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !