Embed

EN BÜYÜK ANTLAŞMA NAMAZ

BİLİNCİ KUŞANMAK-6

EN BÜYÜK ANTLAŞMA NAMAZ

Namaz; insanın kendi içinde var olan ve onu canlı tutan, yeryüzü toprağından gökyüzünü aşıran bir ruh ve bilinci açığa çıkaraniman adlı bir varlığın farkına vardıran en büyük bilinçli eylemdir. Ve bu eylem, her an senin bilinçli kalmanı sağlayan bir antlaşma, söz ve ahittir.

Namaz; Allah’a ve topluma karşı sorumluluklarımızı düşünmek ve bunun bilincinde olmanın beş kez hatırlandığı bir antlaşma ve sözleşmedir.

Namaz; insanın daha iyi insan olması, daha iyi Müslüman olması ve Allah’a karşı ağır yükü üstleneceğine dair verdiği sözü yerine getirmesi için sürekli yenilediği bir antlaşmadır.

Namaz; insanın Allah’ın emirlerine ve nehiylerine uyacağına dair verdiği bir söz ve bir antlaşmadır.

Namaz; Bütün kötülüklerin ve günahların bağrına saplanan bir mızrak gibidir.

Namaz; Beş vakitte kılınarak dünya meşguliyetinden kurtulup, dünya ötesindeki alemlerin hürriyetine kavuşmaktır.

Namaz; Allah’a doğru kanat çırpmaktır ve çırpınmaktır. Işığa doğru kanat çırpan pervane misali yanmaktır ve asla yerinde kalmayıp kanadını çırpmaya devam etmektir. Bir mum gibi erimektir, etrafı aydınlattığı gibi kendini de aydınlatmaktır ve asla dibine eriyip donup kalmamaktır. Sürekli hareket halinde olup Allah’a doğru yol almaktır.

Namaz; en büyük tevhid eylemidir. Allah karşısında, rant ve tezgah aracılarının reddedildiği ve ikinci  güçlerin devre dışı bırakıldığı, Fatiha suresindeki ‘‘iyyeke na’budu ve iyyeke nes’tain’’,’(Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım isteriz) ayetleriyle bir anlama ve bir bütünlüğe ulaştığı bilinçli bir tevhid eylemidir.

Günün ilk tevhid eylemini, akdini ve ilk sözünü sabah namazıyla başlatırız. İlk sözümüz ‘‘Allahu Ekber’’ ‘‘En büyük Allah’tır’’ sözüdür. Bu söz, bütün güçlerin, istek ve arzuların, aracı kılınmak istenilenlerin ve dünyaya ait ne varsa her şeyin üstünde olduğu en büyük kutlu sözdür.

Namazla birlikte tekbir aldığımızda Allah, hayatımızın en can alıcı merkezinde yer alır. Ve artık, gün boyunca hayata dair ne varsa Allah’la birlikte hayat bulur ve canlılık kazanır.

Sabah namazıyla birlikte haykırdığımız ‘’Allahu Ekber’’ nidasının yankısı öğlen namazına kadar sürer. Öğlen namazında verilen tevhid molasıyla birlikte geride kalan zamanın değeri ve anlamlılığı sorgulanır. Zira sorgulanmamış ve anlamlı olmayan bir hayat yaşanmaya değmez. Namaz esnasında söylenen ‘’Subhanallah’’, ’’Elhamdülillah’’ sözleri ruhumuzu aydınlatan ve ruhumuzu besleyen en büyük tevhid gıdalarıdır. Bu gıdalar bilincimizi ve şuurumuzu besler.

Ruhun molasını ikindi namazında veririz. Sözlerimize ne derece bağlı kaldığımızı bu mola sırasında muhasebesini yaparız. Bu muhasebe ile günün ortalarına doğru oluşacak kayıplar ve gedikler tespit edilip tövbeler ile bu kayıplar giderilir.

Namazı öyle bilinçli kılmalıyız ki, biz değil adeta namaz bizi kılmalı. Bizi öyle kılmalı ki Allah’a verdiğimiz akit ve söz yüreğimizden hiç çıkmadan yüreğimizi kuşatan bir inanca dönüşmeli.

Bütün bu anlayış içerisinde akşam namazına varırız. Akşam namazı, muhasebe defterinin artık son sayfalarına gelindiği, hayata dair şeylerin tükenmeye başladığı, sözlerde ve akitlerde durulup durulmadığının sonuca varılacağı bir zamandır.

Yatsı namazıyla bu son bulmuştur. Hesap defteri kapanmıştır. Söz ve akitlerinde duran ve durmayanlar belli olmuştur.

Yatsı namazı, herkesin defterini baştan sona kontrol edeceği ve kendi kendine :‘’Bugün Allah için ne yaptım?’’

‘’Bugün sözümde ne kadar durabildim?’’

‘’Bugün ‘’De ki:"Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir."’’(En’am: 162) ayetini hayatımda ne kadar canlı tutabildim?’’ sorularının sorulacağı bir zamandır.

Bu soruların cevaplarının düşünceleriyle birlikte  ölümün ve tekrar dirilmenin provası olan uyumanın artık zamanı gelmiştir.Ve herkes yüreğinin heybesine koyduğu söz kadar uyuyabilir artık.Uyumak ve tekrar dirilmek için herkese iyi uykular.

‘’ Öldüren de O'dur dirilten de O'dur.’’(Necm: 44)

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !