Embed

TEVHİD AĞACININ ÜÇ MEYVESİ

BİLİNCİ KUŞANMAK-3

TEVHİD AĞACININ ÜÇ MEYVESİ

(Dinde,İnsanlıkta ve Düşüncede Tevhid)

Bu günkü İran’ın üzerinde bulunduğu eski Sasani devleti ordusunun komutanı Rüstem’in ‘’Niçin buralara kadar geldiniz?’’ Sorusuna Sasani devletini fetih eden İslam ordusunun komutanının verdiği şu cevap tevhid ağacının üç meyvesini işaret ediyor:

‘’Biz sizi birbirinize kölelikten (birbiriniz karşısında eğilmekten) kurtararak başlarınızı dik tutturmak,doğru yola getirmek,birbirinize rüku ve secdeden kurtarıp Allah’a secde etmenizi sağlamak,birbirinize kulluktan kurtarıp Allah’a kulluk etmenizi gerçekleştirmek,dinlerin zulmünden İslam’ın adaletine sevk etmek,yeryüzünün alçaklığından gökyüzünün yüceliğine ulaştırmak için geldik.’’

Açık ve anlaşılır bir şekilde İslami davetin üç boyutu yada tevhid ağacının üç meyvesi sunuluyor.Bu sahabenin cevabı;İnsanları kula kulluktan Allah’ın kulluğuna ulaştıracak insanlar arası ilişkiyi,dinlerin zulmünden İslam’ın adaletine sevk edecek insan ile din arasındaki kuralı değiştiriyor ve insanı toprağın alçaklığından göğün yüceliğine yükselişini sağlayarak insanın özüyle  ilişkisini söz konusu ediyor.Bu cevapta,İnsan-Allah,insan-insan ve insan- kendi ilişkisinde devrim niteliğinde bir ilişki söz konusu.

Bu sahabenin sözlerinde,İnsan-Allah ilişkisinde dinde tevhid,insan-insan ilişkisinde insanlıkta tevhid ve insan-kendi ilişkisinde düşüncede tevhid’in oluşturduğu bir tevhid ağacı söz konusu.Bu ağacın, bu üç meyvesinden birinin kurtlanıp çürümesiyle,o tevhid ağacından gedikler açılmaya ve o tevhid ağacının kökünden çürümeye ve en ufak bir rüzgar karşısında eğilip bükülmeye başladığını söyleyebiliriz.

Çölde yaşayan ümmi bir toplumda yetişmiş İslam ordusu komutanın bu sözleri gerçekten onların İslam’ı ve onun temeli olan tevhidi ne güzel anladıklarını,kavradıklarını ve yaşadıklarını göstermektedir.Bu sahabenin sözleri adeta bizlere İslam’ın temelini,özünü ve anlamını açıklar bir nitelikte.Onun bu sözlerinde derinlik olduğu gibi incelik,ayrıntı,ciddiyet,özgüven,iman ve itikat de söz konusu.Lafını eğip bükmeden,anlaşılmaz ve dolambaçlı cümleler kullanmadan,apaçık ve dosdoğru cümleler kullanarak bizlere bir tebliğ metodolojisi de sunmaktadır.

Dinde tevhid;İslam dininin ilk insanla başladığını ortaya koyar.Çünkü İslam dinin temeli, insan fıtratıyla barışık ve aynı paralelde bir anlam ve bir tutum içerisindedir.

‘’ Hiç şüphesiz din, Allah katında İslâm'dır. Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki 'kıskançlık ve hakka başkaldırma yüzünden ayrılığa düştüler…’’(Ali İmran:19)

Ayetinde görüldüğü gibi din birdir ve o da İslam’dır.Her ne zaman toplumlar gelenek,görenek ve hurafelerle bu dinin özünü bozamaya başladıklarında,Allah, bir peygamber göndererek o toplumları ıslah etmeye çalışır.Ve tekrar fıtratlarına ve vicdanlarına dönük bir hayatı yaşamalarını ister.Dolayısıyla Hz.Peygamber’e gelen din,son din değildir.Hz.Peygamber’e gelen din,o zamanki toplumların tevhid ağacının meyveleri şirk virüsüyle kurtlanmaya başladığı için Allah,Hz.Ademle birlikte başlayan İslam dininin bir devamı niteliğinde olan bir dini Hz.Peygamberle birlikte göndermiştir.

İnsanlıkta tevhid;İnsanlar biyolojik olarak kardeş oldukları gibi fıtratlarında var olan İslam dinini yaşayanlar olarak dinde de kardeştirler.Allah’ın önemsediği kardeşlik,dinde kardeşliktir.Milliyetçilik,ırkçılık ve ulusçuluk anlayış ve düşüncesine darbe vuran dinde kardeşlik anlayışı inanan insanlara ümmetçilik ve İslam kardeşliği şuurunu kazandırır.Müslüman bir insan, insanlara,onların fıtratlarındaki bu potansiyeli ortaya çıkarmak anlayışıyla bakar.Zaten bir Müslüman’ın insanların özündeki bu fıtrat anlayışını ortaya çıkarması onun sorumluluğu olan ‘emri bil maruf nehyi anil münker’ yani tebliğ görevini de yerinde getirmesini de var sayar.İnsanların İslam’la paralellik arz eden ‘fıtrat ayeti’:

‘’ O halde (ey Peygamber ve Peygamber'e uyanlar) yüzünü samimiyetle ve tamamen bu dine çevir, Allah'ın fıtratına çevir ki O insanları bu fıtrat üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratması değiştirilemez. İşte doğru din (budur) fakat insanların çoğu bilmezler.’’(Rum:30)

Düşüncede tevhid ise;yanlışa dair,alışkanlığa dair,Allah haricinde olanlara dair ve nefsine dair ne varsa onların kenara itildiği ve Allah’ın hayatın merkezine çekildiği bir hayatın edinilmesi gerektiği anlayışına sahip olmaktır.

İnsan,şu ayetleri zihnindeki düşünce askısına devamlı asılı tutarak hayatı anlamaya ve yaşamaya çalışmalıdır.

‘’ Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz. Biz ona şahdamarından daha yakınız.’’(Kaf:16)

‘’ …Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacaksınız.’’(Enfal:24)

Her an ve her zaman,O’nun için olmak,O’nun için yaşamak,O’nun için ölmek,O’nun için nefes almak,O’nun için nefes vermek,O’nun için düşünmek,O’nun için bilmek,O’nun için gülmek,O’nun için ağlamak,O’nun için davranmak,O’na yönelmek,O’na doğru koşmak,O’na doğru varmak,O’na doğru ibadet etmek,O’na doğru yüzünü,gönlünü ve yüreğini koymak,O’na doğru olmak,O’na doğru  solmak ve O’na doğru bir hayatı kuşanmak ve yaşamak düşüncede tevhid meyvesinin en güzel kokularıdır.

İşte bu üç meyve canlı,tatlı,sulu ve renkli kaldıkça tevhid ağacının kökleri de sağlam ve dalları göklere doğru her zaman bir oluşum içinde olacaktır.

‘’ Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir.’’(İbrahim:24)

 

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !