Embed

YALANCI TOPRAK

VAHYİN İBRETLİK SAHNELERİ-6

Yalancı Toprak

‘’ Ey iman edenler, Allah'a ve ahiret gününe inanmayıp, insanlara karşı gösteriş olsun diye malını infak eden gibi minnet ve eziyet ederek sadakalarınızı geçersiz kılmayın. Böylesinin durumu, üzerinde toprak bulunan bir kayanın durumuna benzer; ona sağanak bir yağmur düştü mü, onu çırılçıplak bırakıverir. Onlar kazandıklarından hiç bir şeye güç yetiremez (elde edemez) ler. Allah, kâfirler topluluğuna hidayet vermez.’’(Bakara:264)

İnsan,çiftçilerin hoşuna giden,görenlerin iştahını kabartan ve ektiğinde bol bol ürün vereceği sanılan toprak misali çok güzel, herkesi imrendiren ve kesinlikle karşılığı cennet olan iyilikleri yaptığını zannederken,yağmur damlalarından oluşmuş bir el,gökten yere doğru uzanıyor,bir annenin yavrusunun başını okşar gibi, kayaların üzerindeki iyilik gibi, hayır gibi görünen ince toprak tanelerini okşayarak onları sağa sola savuruyor ve o toprağın altında insanlara hiçbir faydası olmayan,yürüyenlere eziyet ve cefa veren sert kayaları açığa çıkarıyor.insanın yaptığı gösteriş ve minnet,sahibi için bir eziyete dönüşerek,kalbini sert bir kaya gibi kaskatı kesiyor.Ve ardından onun ruh hali,Allah’a ve ahiret gününe inanmayıp,insanlara gösteriş olsun diye malını harcayan birinin ruh haline bürünüyor.

Vahyin bu ibretlik tablosu,süte damlayan bir su ve bala damlayan bir zehir misali iyilik gibi yapıldığı zannedilen bir amelin Allah’tan gayrı niyet sapmasıyla nasıl da bir felakete dönüştüğünü bize anlatıyor.

Rahmanın rahmet yağmurları,amelini gösteriş için yapanın suratına bir tokat gibi indiği gibi,insanların yüreklerine de damla damla şu mesajları indiriyor;

‘’Ey iman ettiğini söyleyen insan!Yaptığın iyilikleri minnet ederek başa kakma ve o iyilikleri sürekli gündemde tutarak muhatabına bir eza ve cefa verme!Yoksa her bir yağmur damlasıyla nasıl ki,Allah iyilik gibi gördüğün toz zerrelerini sağa sola savurarak insanlara bir faydası olmayan sert bir kayayı açığa çıkarıyorsa,yine Allah iyilik adına yaptığın amellere kattığın gösteriş,riya ve niyet sapmasıyla da iyiliklerini boşa çıkaracak ve işe yaramaz sert bir kaya gibi sadece senin için bir yorgunluk bırakacaktır.’’Ben olmasaydım,yardımına koşmasaydım,sana vermeseydim,iyiliğimi unutma,babanın yapmadığını yaptım,benden başka sana veren olmaz’’gibi sözleri söyleme ki,yaptığın iyilikler topraksız kalmasın,hayırsız kalmasın ve sevapsız kalmasın.Yaptıklarını Allah için ve Allah’ın rızasını kazanmak için yap ki Allah ruh dünyandaki iman  haritasının en önemli kıvrımlarını,çizgilerini vahyinin fırçasıyla kendi boyasıyla boyasın ve çizsin.Ve böylelikle seni Kur’an’ın ahlakına büründürsün ve seni yeryüzünde yürüyen bir Kur’an gibi kendi halifesi yapsın.

Ey iman ettiğini söyleyen insan!İyilik yap denize at,balık bilmez Halık bilir,sözünü mihenk taşı olarak alman gerekirken,yaptığın iyiliği denize atmıyorsun ve insanlar görsün diye,insanlar övsün diye elinde tutuyorsun.Yoksa sen,niyetlerin ardındaki niyetleri bilen,bütün sözleri ve bütün gözleri kuşatan Semi,Basir,Alim ve Hakim olan bir Allah’la muhatap olduğunu bilmiyor musun?Ruh dünyamızı aydınlatmak ve onu okşamak için yüreklere damla damla mesajlar bırakmak isteyen vahyin bu ibretlik tablosunda bir mesaj almak istemiyor musun?

Ya böyle bir tablo ile insanlar uyarılmayıp yaptığı amellerle baş başa bırakılsaydı ne yapardık?Nasıl kendimizi düzeltirdik?Adeta karanlık bir gecede,farkına varmadan uçuruma doğru adım adım yürürdük  ve o zaman kaybı kazanç,uçurumu kurtuluş ve yok oluşu diriliş zannederdik.Allah’a Hamdolsun,Allah’a şükürler olsun ki,bizi yönlendiren,bizi uyaran ve bize doğru yolu gösteren bir Rabbimiz var.

O halde Allah’ın boyasıyla boyanmak ve vahyin fırçasıyla ruh dünyamızın haritasını çizmemiz gerekir.

Gösterişe dair her türlü sentetik boyadan ve vahyin fırçasından ve kaleminden hariç gururu ve nefsi okşayacak, okşayıcı kalemlerden uzak durmamız gerekir.Unutma ki!

Gösteriş;kayayı örten ince bir toprak gibi,katı kalpleri örtüp gizleyen ince bir örtü gibidir.

Gösteriş;insanların  gerçek yüzünü örten ince bir maske gibidir.

Gösteriş;kişinin ruh dünyasını aydınlıktan karanlığa götüren yalancı ve sanal bir fener gibidir.

Gösteriş;denizin ortasındaki bir fener gibidir.O fenerin yandığı yeri kurtuluşun karası zannedersin de,yanına vardıkça seni denizin karanlık ve ıssız derinliklerine çeker.

Gösteriş; ateşin odunu yakıp küle çevirmesi gibi iman tahtasını yakıp küle çeviren bir ateş gibidir.

Ne mutlu! gönül bahçesine iyi niyet,samimiyet ve Allah’ı haykıran iyilik tohumlarını ekip,onları vahyin suyuyla sulayarak ürünlerinin tadını ruh dünyalarında tadanlara.

Ne mutlu!’’Allah'ın rızasını kazanmak ve gönüllerindeki imanı iyice sağlamlaştırmak için mallarını harcayanların durumu ise, bir tepe üzerine kurulu bir bahçeye benzer ki, yağmur yağdığında meyvesini iki kat verir. Hatta, yağmur yağmasa bile az bir çiseleme yine yeter. Allah ise sizin yaptıklarınızı görmektedir.’’(Bakara:265) ayetinde geçtiği gibi, Allah’ın rızasını kazanmak ve kalplerindeki imanı sağlamlaştırmak için mallarını harcayarak iyilik yapanlar ,bir avuç toprak değil,yüksekçe bir tepede görenleri kendisine hayran bırakan,yağmur yağdığında iki kat ürün veren ve yağmur yağmazsa bile bir çiselemesi ile yine de ürün veren bir bahçeye sahip olanlara!

Ne mutlu!Allah için yaşayanlara ve Allah için yaşatanlara!

Ne mutlu!’’ De ki: "Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.’’(Enam:162) ayetini baş tacı edenlere!

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !